Mükemmel Bir Din ve Biz! 1

O kadar güzel bir dine sahibiz ki, Rabbimiz o kadar güzel bir din lütfetmiş ki bize ama anlamamak için kendimizi o kadar zorluyoruz. Yazık bize…

Her yerde bir kurallar zinciri vardır. Kurallar zincirinin ana mantığı düzen, intizam, sistem kurmaktır. Ne kadar sistemli olunur ve kurallara uyulursa o kadar düzen teşkil edilmiş olunur.

Hatta herşeyin de bir kullanma şekli vardır ki evimize, işimize, veya kendimize aldığımız her eşya ile beraber bizlere kullanma talimatı verilir. Sebep, eşyanın kullanım şeklini bize doğru şekilde aktarır ki bilmeden, hata ile bir yanlışlık yapıp da eşyaya bir zarar vermeyelim,doğru şekilde kullanalım diye ki bu da olması gerekendir.

Diyeceksiniz ki iyi de bunların bizim dinimizin mükemmelliği ile ne alakası var.

Şöyle bir alakası var, Herşeyi ve hepimizi yaratan Rabbimiz, herşey için de kurallar koymuştur. Yani herşeyi bir kadere yani bir ölçüye göre ayarlamış, bir ölçü takdir etmiş ve demiş ki bize bunu söylediğim şekilde kullanırsan doğru olur ve sıkıntı çekmezsin ama bunu söylediğim gibi kullanmazsan bildiğini okursan bunu “yakarsın” kendini de yakarsın.

Yani Rabbimiz yaratmış olduğu herşeyi bir amaç ile yaratmış, başı boş bırakmamıştır. Zaten böyle bir şey de ona yakışmaz o böyle şeylerden münezzehtir. Ne görüyorsak hepsinin bir amacı var ve gördüğümüz görmediğimiz herşeyi Rabbim bizim için yaratmış.

Bunlarla beraber de bir kullanma kılavuzu vermiş bize yani Kur’an’ı Kerim’i ve demiş ki bak bu senin için bir kullanma kılavuzu bunu baş ucundan ayırma ki senin için yarattığım herşeyin burada açıklaması var, bak, oku, düşün ve hayatına yansıt (uygula) ki doğru şekilde yapmış olasın ve hatta bak sana bir de Peygamber gönderdim o da size bu konuda benden gelenleri size aktarıp size neyin nasıl kullanılacağını izah edecek. Sen ondan öğrenirsen de yaparsın senin kazancına, öğrenmezsen de yapmazsın senin kaybına çünkü o sadece öğretmek ve göstermek ile mükellef.

Ama biz Allah’ın yarattığı yerde yaşayıp, onun bize sunduğu her türlü nimeti kullanarak ve onun bize göndermiş olduğu kılavuzu kullanmadan bu hayatı yaşamaya çalışıyoruz. O’nun koyduğu kuralları hiçe sayarak hareket etmeye çalışıyoruz. O’nun çizdiği çizginin ya üstünde ya da etrafında dolanıyoruz. Yani çizgiyi aştık aşacaz. O’nun kurallarını hiçe sayarken hiç birşey yokmuş gibi gayette rahat davranıyoruz ama sözde kendi kurallarımız aşılınca ortalığı ayağa kaldırıyoruz. “Sen nasıl benim kurallarımı çiğnersin, sen nasıl benim kurallarıma uymazsın, burası benim çiftliğim, ya kurallara uyarsın ya da gidersin, senin maaşını ben veriyorum, sen kimsin, vb...”

Yani sen bizi yaratan, bize her şeyi veren ( şu an bunu okurken gözleri sana kimin verdiğini bir düşün bu en ufağı), lütufkar Rabbimizin söylediklerine uymayacaksın, hep bir bahane bulacaksın ama senin kendi keyfin için kural dediklerine uyulmayınca bağrınacaksın.

Haşa amacım bir insan ile Allah’ı kıyaslamak değil ki aciz bir kul karşısında Allah kıyaslanmazda böyle bir hatadan da Rabbime sığınırım. Demek istediğim şu, aciz olan sen hemen başlıyorsun bağırmaya, ortalığı yıkmaya da,

her şeyi yaratan Rabbim sana ne yapıyor?

Kurallarına uymamamıza rağmen, yap dediklerini yapmamamıza rağmen diyor ki,

  1. Sana beni anlaman için öğüt veriyorum,
  2. Sana elçi gönderiyorum ki ne yapacağını ve kurallarımı sana anlatsın
  3. Öğütlerime aklını ver ki faydalanasın
  4. Seni hemen cezalandırmayacam, Seni ben yarattım ne olduğunu biliyorum ama sınırı aşma erkenden öğütlere uymaya başla,
  5. Benim affetmeyi kendime iş olarak edindim sen iste ben seni de affederim çünkü ben çok affedenim, çok bağışlayanım, af dile ve tövbe et, öğütlerime uymaya başla,
  6. Öğüt al, sana verdiğim akıl nimetini kullan, aklı sana onun için verdim, tövbe et,
  7. Ben yapacağımı yaptım ama sen öğüt almak istemiyorsun ve çizgiyi aştın…

Bence artık kendine gelmenin zamanı geldi geçti hatta geç bile kalındı. Biz her şeyimizi Allah’a borçluyuz çünkü herşeyi bizim için yaratan ve bize lütfeden O’dur.

Biz o kadar borçluyken Allah’a, Allah borcunun karşılığı olarak diyor ki Bana borcun var ama ödersen sana faydası var bana bir faydası yok diyor.

Bizi bizden çok düşünen ve seven bir Rabbimiz var. Biz de O’nu tanıyıp, sevdiğimizde her şey çok güzel olacak. Allah’ı tanımanın en basit yolu bize göndermiş olduğu Kur’an’ı Kerim’den geçiyor. Şimdi tanışalım o hayat kitabı ile, başucu kitabı ile ve hayatımızdan hiç ayırmadan onunla yürüyelim.

Zaman su gibi akıyor, geç kalmadan başla bence…

Allah yar ve yardımcınız olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s