Bilmeden okumak nedir?

En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de hep söylediğim gibi ne okuduğunu bilmeden okumak hastalığı.

Gerçi insanoğlun da ne yaptığını bilmeden yapma, ne konuştuğunu bilmeden konuşma, ne okuduğunu bilmeden okuma yani amaçsızlık var.

Rabbim bize bu harika kitabı yani Kur’anı Kerim’i hayat kitabı, rehber , yol gösterici olsun diye gönderdi. Okuyalım, anlayalım ve hayata geçirelim diye.

Ama Kur’an’ı Kerim’in bir anlamı da en çok okunan kitap demek olmakla beraber en çok okunduğu kesinlikle doğrudur ama anlamadan en çok okunan kitaptır.

Bir kitap nasıl olur da anlamadan, anlaşılmadan okunabilir ki? Hele ki bu kitap bizi yaratan tarafından biz gönderilmiş ve rehber olduğu söylenen bir kitapsa,

Bu ayet bizi aydınlatıyor bu konu da,

“Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter. Ama o, onlara bir aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.”

Nisa Suresi 120. Ayet

Yani bu ayet bize bununda bir şeytan aldatmacası olduğunu gösteriyor ve çoğumuzda bunun peşine düşmüş gidiyoruz.

Allah bize şeytan sizin apaçık düşmanınız demesine rağmen devam ediyoruz.

Ama insanlara sorsan bu şekilde okumakta sevap hatta çok sevap diyecekler.

Anlamını bilmeden bir şeyin okunmasının ne gibi, nasıl ve kim tarafından sevap sayılabilir???

Peki kim söyledi sana bunun bu şekilde okunmasını sevap olduğunu!

Ben böyle gördüm. Babam, babaannem, dedem de böyle okurdu bunu.

Yani Allah bize rehber olsun, yol gösterici olsun diye kitap gönderecek, peygamber gönderecek ve anlaşılmamasını isteyecek ve hatta bundan dolayı da hesap günü olacak ve kitabımı okudunuz mu, ne yaptınız diye bizi hesaba çekecek…

Böyle bir mantık hatasından Allah uzaktır ve münezzehtir.

Bu hatayı ancak insan yapar ve şeytan dürtmesi sonucu yapar, zaten müsebbibi de bellidir.

Yani kimden dolayı olduğu belli de sen niye sana verilen o aklı kullanmadın???

“Hem Allah’ın (akıl ve irade vermek sûretiyle gerçekleşen) izni olmasaydı, hiçbir insan imana eremezdi! Ve O aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder!”

Yunus Suresi 100. Ayet

Allah sana sormayacak mı ki soracak, Ben sana akıl verdim niye o aklını kullanmadın, niye düşünmedin??

Ne cevap vereceksin peki?

Kocaman bir suskunluk ve anlamı olmayan mazaretler sadece…

Kurtaracak mı seni???

Kur’an’ı Kerim’den anlayabildiğim kadarıyla bu mazaret olarak kabul edilmeyecek bilgin olsun.

Yahu anlamadığın bir şeyin okunmasının ki Allah sana bunları yap, bunları yapma diye gönderdiği bir kitabın nasıl olabilir de anlaşılmadan okunması sevap olabilir nasıl yani! Bu nasıl bir mantıktır.

Bu nasıl olur da sorgulanmaz yani!

Yani Allah bize bir beyin ve akıl, irade verdi.

Sebebi hikmeti de aklını kullanda doğru ile yanlışı ayırt edebilesin diye-Allah herşeyin en doğrusunu bilendir-

Senin mazaret olarak sunabilme ihtimalin olan, tamam da benim babamlarda böyleydi, şu da böyleydi vb gibi bir mazaretine karşılıkta sana Hz. İbrahim’in kavmi ile geçen şu diyaloğunu hatırlatmak isterim,

Hz. İbrahim’in (as) Kavmi diyor ki

“Dediler ki “Biz bildik bileli atalarımız onlara kulluk ederler.””

Enbiya Suresi 53. Ayet

Hz. İbrahim (as) buna karşılık cevabı,

Dedi ki “Siz de sizin atalarınız da gerçekten açık bir sapkınlık içindesiniz.”

Enbiya Suresi 54. Ayet

Bir başka ayet,

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyunuz” dendiğinde, “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler de mi?

Bakara Suresi 170. Ayet

Bunlar ile ilgili daha bir çok ayet bulabilirsiniz.

Yani bu olay aslen bilmeden sadece ataları bu şekilde davranmış oldukları için onların da aynı şekilde davranmaları. Geçmiş yapmışsa doğrudur diye… Yani sorgulamadan uymak, itaat etmek, onlar yapıyorsa doğrudur düşüncesi. Sosyal bir problem incelenmesi gereken.

İnsan araştırmaksınız nasıl atasının yaptığını doğru sayarak uyar!!!

Nasıl olurda bir insan bunu sorgulama ihtiyacı hissetmez!

Ya lütfen artık Kur’an’ı Kerim’i alalım elimize güzelce, sindire sindire bir okuyalım.

Bir defa okumayı dene, aç mealini hatta farklı mealler de al kıyaslayarak oku ve ondan sonra kendin karar ver.

Okuduktan sonra ona uymak veya uymamak yine senin taktirin.

Dinde zorlama yoktur. Allah bize irade verdi. Karar verip uygulayalım diye. Eğer Allah isteseydi zaten hepimiz inanmış olarak yaratırdı çünkü Allah o güç ve kudrete sahip. Ama O istedi ki biz kendi irademizle bu yola gelelim.

Zaten okuduğunda, o muhteşemliği sen de fark edeceksin.

“Gerçek şu ki, Allah adâleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor.”

Nahl Suresi 90. Ayet

Bunları kim istemez ki, kim????

Hepimizin yakındığı bu değil mi??

Bu din gördüğün veya anlatılan değil, İslam, Kur’an’ı Kerim’de Allah’ın söylediğidir. Arapların, Cemaatlerin vb gibilerin yaşadığı değildir.

İnsanlara bakıp İslam ile ilgili yorum yapmak en az onların cahilliği kadar hareket etmekten başka bir şey değildir.

Ben şunun, bunun kitabını demiyorum ben sizler Allah’ın kitabına Kur’an’ı Kerim’e davet ediyorum.

Çünkü O, EN GÜZELİN EN GÜZEL SÖZÜDÜR.

Hadi bir kez olsun deneyin… Kazanacak olan Allah değil. O’nun buna ihtiyacı yok.

Buna bizim ihtiyacımız var…

Övgü Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Başarı yalnızca Allah’tandır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s