Allah bana / bize yeter 2

Bu harika ayete insan her baktığında aklına başka bir şey geliyor. Daha doğrusu benim aklıma bu ayet başka şeylerde getiriyor desem yanlış olmaz sanırım.

29 Kasım 2020 tarihinde, yine Allah bana – bize yeter ayeti ile Allah’tan başkasını kendisine otorite edinecek kişinin durumundan, aklım yettiği kadarıyla bahsetmeye çalışmıştım.

Bu blogum da ise Allah bana – bize yeter ayetine istinaden başkalarını otorite edinmeyeceğiz ama ne yapacağız nasıl duracağız, nasıl bir duruş sergilememiz gerekiyor konusunda, yine aklımın yettiği kadar ve Rabbim yardım ettiği kadar bahsetmeyi deneyeceğim inşallah.

Allah bana yettiğine göre, başkasına ihtiyacım yok ve sadece O’na kul olduğuma göre bir benim duruşum olması lazım ama nasıl olması gerekiyor bu duruş diye düşündüm.

Bu konu da duruş derken iman ettim demek ile iman edilmemiş olduğunu ve namaz kılıyorum demek benim Müslüman olduğum manasına gelmediğini Rabbim bize öğretti. Yani görsellikten fazlası olduğunu onunda kalp de olduğunu öğrendik.

Yani bizim bu konu da İman etmiş olarak ve Müslüman olarak tam bir duruşumuz,sağlam bir duruşumuzun olması gerekiyor.

Peki biz Müslüman olarak sağlam duruşlu olanlardan mıyız yoksa sağlam durduğumuzu zanı ile yaşayanlardan mı?

Bunun burası çok ama çok önemli konulardan bir tanesi.

Yani bunu sağın-solun söylemeye çalıştığı sözlerle veya hikayelerle değil direk kul olduğumuz Rabbimizin bize söylediği şekilde yapmamız gerekir.

Rabbimiz ne diyorsa o deyip kim olursa olsun sağlam durup o şekilde davranmamız gerekir.

Sağlam durmak, dik durmak esnememek çok önemli çünkü esnediğin zaman, Allah’ın emrine uymamış oluyoruz. Oysa ki bizim kul olduğumuz Rabbimiz. Bizim için önemli olan Rabbimizin emir ve istekleri olmalı.

Eğer sağlam durmayacak olursak, bizi eğerler, bükerler ve sonrasında karşımıza geçip bizi izlerler. Bizde yaptığımız hata ile orta da kalırız. Bu olayın, Dünya cephesi, bir de çok acı olan Ahiret cephesini söylemek bile istemiyorum.

Kim olursa olsun, eğer ki Müslümanız diyorsak, Allah bize yeter diyorsak o zaman bizim sağlam duruş sergilememiz esas olmalı.

Evet Allah bize yeter, onun için dik dur, sağlam dur, senin esneyeceğin, senin eğileceğin sadece ve sadece Allah’tır başkası olamaz.

Yani söylemekle değil kalpten yapılması gerekir. Amacımız şov yapmak değil, gösteriş yapmak değil amacımız Allah’ın istediği gibi kul olabilmek. Eğer olabiliyorsak ne mutlu bize.

Olamıyorsak da hemen Rabbimizden tevbe edip dönmemiz lazım Rabbimize. Rabbimiz çok affedicidir, affetmeyi sever.

Bizler sözün en güzeli dinleyip ki o da Rabbimizin sözüdür, ona uyanlardan olmalıyız.

Ne güzel bir tanım değil mi?

Sözün en güzelini dinleyip, ona uymak. Bunlar Rabbimizin Ulü’l Elbab olarak tanımladığı kişilerdir.

(Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.  

Zümer Suresi 39. Sure 18. Ayet

İşte bizim duruşumuz Ulü’l Elbab gibi olmalı.

Yani “dinleyip de en güzel söze uyanlar”.

Rabbimiz dinleyip de herkese uyun demiyor, dinleyip kafasınıza uyana uyun demiyor, dinleyip de doğruymuş gibi durana uyun demiyor, dinleyip de haklı olanın söylediklerine uyun demiyor, dinleyip de bu kişi zengindir buna uyayım demeyin diyor, dinleyim de bu başkandır, reisdir, paşadır buna uyayım demiyor. Diyor ki “DİNLEYİP EN GÜZEL SÖZE UYAN” diyor.

Eğer Allah’ın sözünden daha güzel söz varsa sizin için buyrun gidin uyun. Ama Rabbimizden daha güzel sözlü kimse yoktur, olamaz da…

Biz en güzel söze, en güzelin sözüne uyalım, işte o zaman Allah bize yeter.

Zaten o zaman fazlası ile Allah’ın bize yettiğini tecrübe etmiş olacağız. Çünkü o zaman tek dayanağımız, güvendiğimiz Rabbimiz olacak. Yani olması gerektiği gibi.

Hadi sözün en güzelini dinleyelim, okuyalım ve ona uyalım.

Şimdi düşünelim mi?

Bu düşünme biraz ağır olacak belki ama kendimizi arındırmak için, Rabbimize tam kul olmak için bu öz eleştri ağır değil kuş tüyü gibi gelir. Çünkü Rabbimizin razılığı bizim kendi egomuzdan çok daha değerli.

En güzelin sözünü dinleyip, okuyup da nelere uyuyoruz, nelere uymuyoruz, uyamıyoruz?

Peki niçin?

DÜŞÜNME ZAMANI…

Başarı yalnızca Allah’ın yardımı ile mümkündür.

Övgü alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s