ATEŞ SENİ ÇAĞIRIYOR

Düğündesin
İçin mi? Kıpır kıpır …
Erik dalı gevrektir …hobba …
Dayanamıyorsun bi daha oynat omuzları bi daha..
Hay Allah etrafta erkekler de o kadar çok ki…!
Aman düşünme şimdi bunları…
Hem erkek dediğin nerde yok ki …!
-Kız gel hele gel …bak ne diyeceğim sana…
Geçen camide namazı sandalyede kılmıyor muydu bu amca ?
Bak hele baaakkk…adamda ne marifetler varmış..
Namazda belini doğrultamıyordu ama
meğer adamın kıyamda değil halayda durası varmış…
Kaç saattir de yorulmadı ha…
Bak bi de erik dalına girdi bi daha…
Baksana amcanın bile nasıl içi kaynıyor
Biz ne yapalım diye diye…
Ateşe yürüyorsun müslüman böyle böyle bile bile…
Ne sandın ya …
Ateş seni nasıl da çağırıyor bak…
Hem halay çekip,  hem horon tepip hem de erik dalı oynayarak…

Dışarıya çıkmak için hazırlanıyorsun…
Karşında ayna…
Rimeli kalınca çek gözüne bir daha…
Bir de olmazsa olmaz muhteşem bir koku…
Peygamberinin “bana dünyadan üç şey sevdirildi biri de koku” dediğini hiç okumadın mı peki?…
Hiç düşündün mü müslüman…
Acaba sana ne demek istemiş olabilir ki …
Hem de kokuyu öyle bir çok sürmüşsün ki…
iki metre uzağından geçen adamın  argo tabirle”dibi düşüyor. “
Kokuyu içine çektikçe aklı uçuyor, feleği şaşıyor.
Yetmez efendim yetmez ama..
biraz da şalını savur omuzuna…
Ne de olsa “örtünüzü omuzlarınızdan aşağıya örtün” demişti  Mevla..
Kendine gel müslüman, ayık ol uyuma…!
Ateş seni çağırıyor alevini şalınla savura savura…
“Ah bu elbise de bana biraz dar  geldi ama…!
Aman canım bir kereden bir şey olmaz. Şimdi giyeyim de giymem bir daha”

Gece saat iki …
Ateş seni çağırıyor usulca bir iki bir iki…
“Netflixte yeni bir dizi başlamış, çok da güzelmiş diyorlardı; dayanamadım. Bu kaçıncı bölüm yahu, sabah da namaza kalkacağım ama uyuyamadım…”
Aman olsun saatimi kurarım. Kalkamazsam sabah kazasını yaparım.
Dur biraz facebook’ ta da takılayım uyumadan…
Belki kahvaltı için bir iki sunum fikri bulurum sosyal medyadan…

Allah gözlerin hain bakışını bilir.
Ateş bazen masum bir ilk bakışla gelir.
O nasıl yürümek öyle …
Bir daha kafamı çevirip bakmasam olmaz şimdi be… !
“İnsanlar neler yapıyor hocam amma abarttın sen de… Bir bakışla ne olacak”

Ateş seni nasıl da çağırıyor bak…
Kendi bakışında okşuyor yüzünü sıcak sıcak …

Sokaktasın…
Ah nasıl da güzel gökyüzü…
Havada aşk kokusu var…
Kuşlarla uçasın geliyor diyar diyar…
Kelebekler uçuşuyor midende…
Onunla buluşmaya gidiyorsun…
Ah nasıl da seviyorsun…
“Ne flörtü canım evleneceğiz biz…”
Henüz mü?
Evlenmedik…!
Daha vakti var.
Biraz birbirimizi tanıyalım önce …
Nasıl olsa ayılırız ateş yüzümüze “masum” bir öpücükle değince…!

Sohbettesin….
Elinde kahve …
Bu Starbucks’ın kahveleri nasıl güzel kokuyor böyle…!
Haram değil ya canım!
Ne yapalım…!?
bir kahve de mi içmeyelim?
İçelim canım içelim…
Kahve kokusuyla yalasın yüzümüzü ateş bu defa…!
varsın kuru ekmeğe muhtaç olsun dünyada birileri…
Ramazanda nasıl olsa Afrikaya göndereceğiz zekatı, fitreyi…
Hem dur iki lafın belini kıracağız daha…
“Duydun mu bizim komşunun kızı kaçmış kocaya…”
Ne var canım yalan söylemiyoruz ya…!
Peki sevinecek mi buna komşun, kızından böyle  bahsettiğini duyunca ..!
Ateş seni kahvenin rengi gibi koyu bir sohbetle çağırıyor bu defa…
“Ne ettin hoca ! O zaman biz ölelim…
Ne yani “kanka”mızla iki sohbet de mi etmeyelim”
Edin canım edin…!
Yoktu başka bahsedecek şeyiniz çünkü komşunun kızından…
Ölü kardeş eti lezzetlidir müslüman…!
Hadi sen de al… al al hadi al bi kenarından…!

Bankadasın…
Ellerin titriyor, nasıl da heyecanlısın…!
Önemli bir imza atacaksın…
Birazdan gerçek olacak en büyük hayalin!
Eee ne de olsa bu evi alana kadar çok çalıştın
ve dua etmekten hiç vazgeçmedin…!
Dostum sen bunu hakettin…!

birazdan kutlamaya da gideriz…
Belki ufak “bişeyler” de içeriz…
İyi de büyük peşinatı ödedin ama gerisi bankadan taksit…!
Peki ya faiz! Yüzde kaçtı hocam faiz..
Dur bir daha oku canım sözleşmeyi…
Bir yanlışlık olmasın…
Altta çok küçük yazılar var onları da atlama…
Lazımsa bir büyüteç de vereyim paşama…!
Ah tamam yüzde birmiş…
Nasıl da düşük !
inanamıyorum ama…
Nesine inanamıyorsun bunun sen daha…
ateş seni birlik bir yüzdeyle çağırıyor bu defa…

Evindesin….
Az sonra namaza duracaksın ama…
Tekbiri almadan bir kez daha bak instagrama…!
Hangi şarkıcı kimin sevgilisiymiş dur çok heyecanlı…
Kimin eli kimin cebinde diye
yayın başlıyor az sonra canlı canlı…
Namaz mı?
Dur canım vakti varmış daha saate baktım da…
Şu yayını kaçırmayayım, merak ettim…
Merak değil o güzelim seni çağıran ateş!
Diyor ki: ” gel beklerim…”
Ben seni bu defa da merakından severim…!
Dur aman sen de be! Tüm tadımı kaçırdın!
Bence normal değilsin hoca!
Sen aklını kaçırdın…!

Kahvedesin …
“Yaş yetmiş iş bitmiş diyorlar…
Ne alakası var!
Şimdi de fena sayılmazsın ama…
Senin gençliğinde var ya…!
Elinden bi uçan bir de kaçan kurtulurdu…
-Nasıl yani bey amca,
uçan kuşlar hep seni mi bulurdu?
-Ya evladım lafın gelişi diyorum.
Hızlıydım yani…!
Gençken hızlı olmak nasıl oluyor sahi…
Anlat anlat heyecanlı oluyor…!
Ateş seni nasıl olsa aynı hızla buluyor…!
Bey amca be!
sahi ne oluyor işlediğin günahı ballandıra ballandıra anlatınca…
Rabbin sana günahına tövbe et ve ört demiyor muydu oysa…
Hem ne olurdu bunları değil de …
Gençliğinde kıldığın namazları anlatsaydın…
Durduğun kıyamları, ettiğin secdeleri…
Kıldığın teheccüdleri mesela geceleri…
-Yok be evladım ….üzgünüm…
ben gençliğimde iş güç derken namaz kılamadım…
Ama tövbe ettim şimdi, Allah affeder umarım…
Hem ibadetin de gizlisi makbul malum,
Yani kılsaydım da anlatamazdım…
Ha öyle mi ibadet gizli kalsın, günahsa aleni aleni …
Ateş böyle böyle çağırdı hep kucağına, cümle alemi…

Aaa ne güzel slogan…
Geçen gittiģimiz hamburgercide olan…
Ateş seni çağırıyor…!
Buranın etleri de helal değil galiba diyorlar ama…
Yok yok öyle olsa yemezdi geçen bizim hoca…!
Aman hem o haram bu haram…
Bir restoranda oturup yemek de mi yemeyelim…?
Hem “helal” yazıyor bak…!
Adamın ne olduğunu biz nasıl bilelim…
E bankada küçücük yazıları bile okuyordun ya..!
Boğazımdan helal lokma geçsin diye araştır bi daha bi daha…
Aman canım dedim ya helal yazıyor işte..
Günah benden gitti…!
Yok o iş öyle değil canım…
Yediğin her lokma ateş olup yağ gibi kaydı geçti…
Ne sandın müslüman ne sandın?
Ateş seni çağırıyor bak durmadan…
Hem de öyle seyyar satıcılar gibi açıktan bağıra çağıra değil, nasıl diyordu gençler :

-tatlış tatlış, minnak minnak…

Ne sandın şeytan senin yoluna göstere göstere mi oturacak?
Onun işi bu, sağ gösterip sol vuracak…
Şamar oğlanına döndün bak…!
Bu kaçıncı tokat…!
Bir de yardım ediyorsun şeytana
Binbir bahane bularak yaptığına…
Ateş seni hep sağdan sağdan çağırıyor bak…
Ve hamburgercinin radyosunda bir şarkı çalıyor…

sana bir şeyler hatırlatarak …

Kader diyemezsin sen kendin ettin…
Kader diyemezsin sen kendin ettin…

Tüh nasıldı o ayet!
Geçen okumuş da anlatmıştı hoca cumada…
Ne yapıyormuş körolası şeytan…
Günahı işletip bize, ben onlardan uzağım demiyormuymuş bi de…!
Off gelmedi şimdi doğru düzgün aklıma…
Dur dur! 
patates kızartması bitmedi daha…
Yiyeyim de kalkayım…
Şimdi abdestsiz olmaz unutmayayım da eve gidince o ayete bakayım…
………..
Rahman ve Rahîm olan Allahın adıyla

İkiyüzlülerin durumu insana: “İnkar et!” deyip, insan da inkar edince: “Doğrusu ben senden uzağım; Alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” diyen şeytanın durumu gibidir.

(Haşr 16)
Şüphesiz Allah doğru söyledi.

Tövbe estağfirullah..
Sanki biz Allahtan korkmuyoruz…
Ne yapalım gözüm
eh biraz da kaderimizi yaşıyoruz…

Ah be hayat…
Tıpkı o şarkıdaki gibi…

hep aynı nakarat, hep aynı nakarat…

-Kader diyemezsin sen kendin ettin…
-Kader diyemezsin sen kendin ettin….

YAZAN : Sitâ’Re

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s